26 Haziran 2015 Cuma

Çilingoz koyuna yola çıktık Dr. Ercüment Sönmez Güdücüoğlu

Silivri den oğlumla yola çıktık. plansız bir gezi planladık :) .. öncelikle aklımda istanbulun karadeniz kıyılarındaki çilingoz koyuna gidip oarada kamp yapmak vardı. sinekli uzerinden danamandıra köyünü geçtik ve binkılıç beldesinden çilingoz yoluna girdik. yol son derece kotu, toprak yol. yaklaşık 20 km yol aldık. ve sonunda deniz göründü. masmavi karadeniz uçsuz bucaksız ormanlarla içiçe görünuyordu. girişte orman işletmesinin giriş ücretlidir tabelasını görduk. sanırım orman işletmesi özel şahıslara kiralamış bu bolgeyi piknik ve kamp yapanlardan para alsınlar diye. zira giriş kapısından 100 metre kadar sonra kıyafeti ormancıdan çok seyyar satıcıyı andıran bir adam elinde bilet koçanı ile yolumuzu kesit ve 6 ytl aldı bizden, neyse verdik devam ettik. sahilde durduk ve denize yaklaştım. uzaktan gorunen o muhteşem deniz yaklaşınca çöp poşetleri ve piknik artıklarıyla doluydu. kumsalda rezil durumdaydı.. etrafta çadır kurulmuş kamp yerleri gördük. ama ortam doğallıgını yitirmiş görünüyordu. oarada kalmak istemedik ve yalıköye doğru yola çıktık yine toprak yol .. bir sure sonra yalıköy e ulaştık. oaradada kamp yapacak yer bulamadık. sahil evlerden görünmüyordu. karacaköy kestanelik oklalı derken subaşı köyünde Kleopatra otel e ulaştık.. internetteki ilanlarına gore bayağı vasat bir mekan. odaları eski bakımsız otellerdeki toz ve insan terinin karışımından oluşan o bilindik otel kokusu, bakımsız bir bahçe ve kamyonların toz altında bıraktığı bir yol hoteli.. oaradada kalmadık :) .. tekrar döndük geri silivri üzerinden tekirdağ kumbağ ve uçmakdere ye ulaştık.


Yuksek rakımlı bolgede muhtesem bir manzara karsıladı bizi.. dagların arasından gorunen deniz ve dag havası bizi buyuledi.. yamaç paraşütü tabelalarıyla dağın zirvesindeki atlama pistinde bulduk kendimizi. ama maalesef kimseler yoktu. sessizlik.. sanırım hafta sonları atlıyorlar.. bizde atlamak istiyoruz ama bekleyecek vaktimiz yok henuz gunlerden carsamba.. neyse.. dağdan aşagı inmeye başladık. asırı bozuk yollar bizi deniz seviyesine kadar indirdi. kıyıları döven küçük dalgaların getirdigi kısa bir kumsal ve sahilde birkaç lokanta birde kamp bulduk.. oarada kalmaya karar verdik ama kiralık çadır bulamadık :( .. kampta motosikletli birgrupla geldigini soyleyen saçlarını arkadan bağlamış bira gobekli 45 yaşlarında biriyle tanıştık.. şarkoyde pansiyonu varmış. biraz sohbet ettik.. beylikduzunde arsa satarak daha buyuk bir motor alıp turkiye turuna cıkmayı dusunuyormus. Uçmakdere de bir motelde vardı ama oradada yer bulamadık.. ve yola devam ederek Hoşköy e geldik. şehre girişte arabanın direksiyonu agarlaşmaya başladı, bu geziye çıkanların en korktuğu şey olsa gerek.. evet lastik patlamıştı. etraftaki insanlar lastik tamircisini tarif etti.. yakındı.. hemen ulaştık. ama maalesef dükkan kapalı.. duvara cep telefonunu yazmış aradım ama telefonda kapalı.. e başka varmı.. yok.. nerde var.. Müreftede.. tamam ama lastik patlak.. pompayı çıkartıp lastiğe biraz hava bastım ama almadı.. 2. seviye destek olarak yanıma aldıgım tamir spreyini kullandım.. dayadım sibop a ve lastik şişti :) tamamdır . yola devam.. ver elini murefte..

Dr. Ercüment Sönmez Güdücüoğlu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder